• S.S.S.

Burun sırtı ateli veya alçısı ne zaman çıkarılır ?

Ameliyatlarımın tümünün en son aşamasında burnun dış kısmına şekil vermek ve ödemini azaltması amacıyla atel adını verdiğimiz plastik ve kolay şekil alabilen bir malzeme yerleştiriyorum. Ateli genellikle 5-10 günler arasında çıkarıp 5 gün kalmasını önereceğim 2. bir flasterleme işlemi uyguluyorum.

Dolgular ile yapılan rinoplasti büyük burunlar içinde uygunmudur?

Medikal burun estetiği adıda verilen dolgular ile yapılan rinoplasti, burnu küçültmez, çünkü burun şeklini değiştirmek için dolgu ekliyoruz. Bununla birlikte, hasta ameliyat istemiyorsa, dolgu maddeleri cerrahi olmayan bir şekilde burnun dış çizgisini değiştirmek için, örneğin bir kamburun maskelenmesi veya uç için daha iyi bir şekil oluşturulması amacıyla kullanıyoruz. Bu işlem ile boyut küçülmeyecek olsa da, burun yüzün geri kalanıyla daha iyi denge ve uyum içinde olacaktır.

Kar grip virüslerini öldürür mü?

Halk arasındaki virüslerin karda yayılmayacağı inancı gerçekleri yansıtmıyor. Grip etkeni olan influenza virüsü tüm hava koşullarında yaşayabiliyor. Virüsün soğukta sadece yayılma hızı azalır, ancak vücuduna girdiğinde ise vücut ısısıyla aktive olur ve hızlı biçimde çoğalmaya başlar. 

Siyah-kıllı veya yarık dil nedir?

Genellikle çok büyük sorun teşkil etmeyen kıllı dil, dildeki normal çıkıntıların uzamasıyla oluşur. Zaman içerisinde bakteri ve mantar yerleşmesiyle siyah bir hal alabilir. İyi bir ağız temizliği ve dilin fırçalanmasıyla sorun halledilebilir. Dil üzerinde yarıkların olması ise çoğunlukla önemli değildir. Başka bulgular yoksa herhangi bir tedavi gerekmez.

Grip aşısı olmaması gerekenler:

6 aydan küçük bebekler

Yumurtaya karşı alerjisi olanlar (yumurta yediğinde alerjik şoka girenler)

Hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan bayanlar

Grip aşısı WHO nun koordinasyonu ile bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Grip aşısı, vücutta 1-2 hafta içinde koruyucu düzeye erişir. Eğer aşı, içerdiği virüs tipleri, salgınlara neden olan virüs tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde yaklaşık %70 oranında etkilidir. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise, hastalıktan korunma oranı %50'ye düşmektedir.

Ülkemizde, yukarıda bahsedilen risk grubundaki kişilere grip aşısı ücretsiz olarak yapılmaktadır.  Aşı olduktan iki hafta sonra aşının koruyuculuğu başlamaktadır. Grip için aşılanma Eylül'de başlar, tüm grip sezonu boyunca ve sonrasında da devam eder. Bu zaman aralığının sebebi, grip salgınının hep aynı zamanda görülmemesidir. Grip salgını, genelde Ocak ayında zirve yapar fakat bu durum Ekim’de de ortaya çıkabilir. Sanılanın aksine, antibiyotikler grip tedavisinde etkin değildir. Gribin neden olduğu baş ve kas ağrısı gibi belirtiler ağrı kesicilerle giderilebilir. Aspirin gibi ağrı kesiciler, 16 yaşın altındaki çocuklara verilmemelidir.

Grip aşısı öneriler risk grubu hastaları:

65 yaşından büyük kişiler

Şeker hastaları (diyabet)

Kronik akciğer hastaları (Astım, Bronşit v.b)

Kronik kalp ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)

Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullananlar)

Böbrek hastalıkları

Huzurevi, bakımevi v.b ortamlarda yaşayanlar

Grip aşısı faydalımıdır?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak tanımlanmakta olup aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanmasını önermektedir. Grip aşıları her yıl bir önceki yıl salgın yapan influenza suşları dahil edilerek güncellenmektedir. Bu aşıların yapılmasının yeni direnç kazanmış bir etkene faydalı olmaması sebebiyle etkinliğinde çeşitli tartışmalar oluşmuştur. Son yıllardaki salgınlarda sürekli kendini yenileyen farklı virüslerle olması da etkinliğini sınırlayan bir başka nedendir. WHO nun önerilerine aykırı olarak Cohrane veritabanı gibi çok saygın çalışmalarda aşıları etkin olmadıklarını savunulmuştur. Aşı yan etkilerinin vede aşılama sonrası oluşacak gribal şikayetlerinde oluşacağını hesaba kattığımızda bu konudaki otoriteler arasında aşı kullanımının etkinliği konusunda bir fikir birliği oluşmamıştır. Kişi eğer aşılanacak ise de bunun mutlaka grip sezonu sezon başında yapılması gerekir.

 

Gripten korunmak için ne yapmalıyız?

Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesini engellemekten geçer. Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyilmeli, bol sıvı gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Kışın odaların iyi havalandırılması ve nemlendirilmesinin yanında hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca C vitamini, ekinezya gibi doğal ürünlerin yanında mağnezyum, çinko gibi minerallerin dengeli tüketilmeside koruyucu anlamda faydalıdır.

Hastalığa sebep olan virüsten uzak kalmak korunmanın temelidir. Öncelikle hasta olduğu bilinen kişilere 1 metreden daha fazla yaklaşılmamalıdır, Mecburi olarak hastalar ile yakın temasta olan kişiler ve sağlık personeli için ağız ve burunu da kapatan uygun basit maskeler kullanmalıdırlar. Hastanın çevresi ve kullandığı eşyalara temas durumlarında mutlaka ellerin sabunlu su ile yıkanması oldukça faydalıdır. Ayrıca hasta odaları havalandırılmalı ve temizliği yapılmalıdır. özellikle kullandığı kağıt mendil ve peçete gibi eşyalar uygun bir şekilde toplanıp çöpe atılmalı ortalıkta bırakılmamalıdır.

Sağlam kişilerin kendisini koruduğu kadar hastalar da hastalığı bulaştırmamak için kişisel önlemler almalıdır. Aksırırken, hapşırırken mutlaka ağızlarını ve burunlarını kapatabilecek şekilde kağıt peçete, mendil kullanabilirler. Kendileri sıkça sabun veya dezenfektalar ile el yıkayarak çevreye bulaştırmamaya çalışmaları önerilir. Hasta kişinin damlacıklarla kirlenen atıklarının toplanarak çöpe atılmalıdır.

Grip nasıl tedavisi edilir?

Grip hastalığının tedavisi, semptomatik tedavi olarak adlandırdiğimiz ortaya çıkan şikayetlerin tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, solunum yollarındaki akıntıların kesilmesi, halk arasında kırgınlık olarak da adlandırılan halsizlik ve adele eklem ağrılarının giderilmesi şeklinde tedavi düzenlenir. Bu hastalığın gerek iyileşmesinde gerekse toplumda yayılmasının azaltılması için ev ve yatak istirahatı oldukça faydalıdır.

 

Grip e sebep olan nedir ve hangi sıklıkla görülür?

Gribe yol açan influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Bulaştığı kişilerde kısa sürede ortaya çıkan ateş, adele ve eklemlerde ağrılar, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük, bazen ishal (çocuklarda daha sıktır)  gibi belirtilerle devam eden bir hastalıktır.

Salgınları ülkedeki birçok kişi enfekte olduysa haftalarca sürebilir. Hayatı tehdit edebilecek ağır durumlar ise genellikle risk gruplarında olmaktadır. Tüm dünyada 250.000’le 500.000 arasında insanın gribal enfeksiyonlar sebebiyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Bu hastalıktan ölümlerin çoğunluğu 65 yaş üstü yaşlılar ve 2 yaş altındaki bebekler arasında meydana gelmektedir.

Tanısı nasıl konur?

Genellikle hastanın şikayetlerine vede muayene bulgularıyla konur. Fakat gerekli görüldüğü veya ayırıcı tanı için hekimin gerekli gördüğü durumlarda kan testleri ve boğaz kültürü ile tanı kesinleştirilebilir.

Nasıl bulaşır?

Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yoları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile yayılması ile bereber hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalarla da olabilir. Kapalı ve kalabalık mekanlar, toplu taşıma araçları, iyi havalandırılmayan işyerleri, sınıflar, bakımevleri gibi ortamlarda hastalığın toplumda yayılmasını kolaylaştır. Grip ilk 24-72 saat arasında bulaşıcı hale gelir ve istirahat ile 7-10 gün içinde geçer. Başka bir deyişle insanlar gribe yakalandıklarını farketmeden bile virüsü bulaştırabilirler.

Grip ve soğuk algınlığı farklımıdır?

Evet farklı hastalıklardır, her ikisi de farklı virüslerin neden olduğu solunum yolları hastalıklarıdır. Grip burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil tüm solunum yollarını etkiler iken soğuk algınlığı özellikle burun olmak üzere üst solunum yollarını etkiler. Bu nedenle gribin ateş, vücut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına göre daha şiddetlidir. Soğuk algınlığı yani diğer ismiyle nezlede normalde ateş olmaz veya çok hafiftir.  Nezle hafif kırgınlık, burundan akıntı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır.

 

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Gribal enfeksiyonlar genellikle oldukça hafif atlatılıp kendiliğinden geçerler fakat aşağıdaki durumlar varsa mutlaka bir hekime muayene olmalısınız. Bunlar: genel vücut bağışıklık yetmezliğiniz varsa, gribal şikayetleriniz uzun zaman sürüyorsa, yetmişli yaşlara ulaştıysanız, devam eden yada aralıklı 39 dereceye ulaşan ateş yükselmeleriniz oluyorsa, baş ağrısı, solunum sıkıntısı ve göğüs ağrısı yaşıyorsanız doktora başvurmalısınız.

Gribal enfeksiyonlar risk grubu olarak adlandırılan çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ciddi sonuçlara yol açmaktadır.

 

Grip e sebep olan nedir ve hangi sıklıkla görülür?

Gribe yol açan influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Bulaştığı kişilerde kısa sürede ortaya çıkan ateş, adele ve eklemlerde ağrılar, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük, bazen ishal (çocuklarda daha sıktır)  gibi belirtilerle devam eden bir hastalıktır.

Salgınları ülkedeki birçok kişi enfekte olduysa haftalarca sürebilir. Hayatı tehdit edebilecek ağır durumlar ise genellikle risk gruplarında olmaktadır. Tüm dünyada 250.000’le 500.000 arasında insanın gribal enfeksiyonlar sebebiyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Bu hastalıktan ölümlerin çoğunluğu 65 yaş üstü yaşlılar ve 2 yaş altındaki bebekler arasında meydana gelmektedir.

Gripten nasıl korunalım?

Kış sezonunun en yoğun yaşandığı içinde bulunduğumuz aylarda soğuk hava birlikte başta grip ve nezle olmak üzere solunum yolları enfeksiyonları zirve yapmış durumda. Üst solunum yollarının korunmasında aşılanma, kişisel hijyen kurallarına uyulması yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için uygun beslenme de oldukça önemlidir.

Burun Kanamalarında İlk Olarak Ne Yapmalı

Burun kanaması deyip geçmeyin. Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır, bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici bile olabilir. Burun kanamaları iki gruba ayrılmaktadırlar.

  • Ön burun kanamaları: Burnun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide bir burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.
  • Arka kanama: Burun arkasından ve derinden olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir.

  • Arka burun kanamalarının tanınması çok önemlidir. Bu kanamalar oldukça şiddetlidir ve bir uzmanın yakın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler ya da travma geçirmiş kişilerdir.

    Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadır. Bundan korunmak için nemlendirici bir kremi burunun orta bölmesindeki kıkırdağa parmak ucu ile sürmek yararlı olacaktır. Günde üç defa kullanılması önerilir ancak gece yatmadan önce sürmek yeterlidir. Burun kanaması sık tekrarlıyorsa doktorunuza görünmenin faydası vardır. 

    Siz ya da çocuğunuzda ön burun kanaması varsa şunları uygulayınız.

  • Burnun uçtaki yumuşak kısmını baş parmağınızla diğer iki parmağınız arasına alınız.
  • Burnu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırınız.
  • Beş dakika böyle bekleyiniz (Saat tutunuz).
  • Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. Bu nedenle oturunuz ya da başınız daha yukarıda uzanınız.
  • Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz (Bir plastik torba içinde buz doldurarak).

  • KANAMA DURDUKTAN SONRA YENİDEN KANAMAYI ÖNLEMEK
  • Sümkürmemeye özen gösteriniz.
  • Yerden ağır bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız.
  • Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarıda tutmaya çalışınız.

  •  

TEKRAR KANAMA OLURSA

  • Burun içindeki tüm pıhtıları sümkürterek temizleyiniz.
  • 3, 4 defa her iki burun deliğine dekonjestan burun spreyi sıkınız (Otrivine, İlliadin vb .).
  • Tekrar en baştaki gibi buruna baskı yaparak sıkınız.
  • Doktorunuzu arayınız.

Ağız kokusu

Ağız kokusu için ne yapabilirim? Birçok sebepten dolayı ağız kokusu olabilir. En sık bazı metabolik hastalıklar, diş ve diş eti hastalıkları, bademciklerin girintili çıkıntılı yapısının olması, sinüzitis- geniz akıntısı, reflü hastalığı, yemek borusu hastalıkları bunların başlıcalarıdır. Ağız kokusu şikayetinden rahatsız hastalarıma başlıca yukarıda sayılan hastalıkları araştırıyorum. Eğer müsbet bir sonuç çıkmazsa doğru teknikle sık diş fırçalamayla birlikte gargaralar ve diş fırçası ile bademcik üzerinde biriken gıda artıklarını uzaklaştırmaya dönük bademcik fırçalamalarını öneriyorum. Eğer 6. soruda cevaplanmaya çalışılan durum ve bademcik yapısı varsa ve gargara- fırçalama ile çözümü olmuyorsa en nihayetinde bademcik ameliyatı öneriyorum. Fakat bu endikasyonla meslek hayatım boyunca çok az sayıda hastaya bademcik ameliyatı önerdim veya uyguladım.

Burun Polipleri tekrarlarmı?

Burun polipi bir mukoza hastalığıdır ve tedavisinde altında yatan alerji gibi nedenler iyi değerlendirilmelidir. Erken dönemlerde ilaç tedavisiyle başarılı sonuçlar alınırken ilerlemiş poliplerde cerrahi tedavi gereklidir. Ameliyata karşın poliplerin tekrar etmesinde en büyük etkenler doğru tanı konulamaması, sadece poliplerin alınması gibi yetersiz cerrahi teknikler kullanılması, ameliyat sonrası ilaç desteğinin ihmal edilmesi ve kontrollerin yetersiz kalmasıdır. Ancak bazı inatçı vakalarda en iyi takip ve tedaviye karşın tekrarlar yine de görülebilmektedir. Ameliyat sonrası burun poliplerinin tekrarlamaması için anahtar noktanın ilk 6 lık yakın takip ( endoskopik aspirasyonu) ve ilaç tedavisi ( topikal/sistemik steroid+ makrolid grubu antibiyotik in haftanın 3 günü kullanılması) olduğuna inanıyorum.

Kulak Yıkamanın zararı varmıdır?

Kulak çubukları ile temizlik yapma önerilir mi? Kulak kiri olarak adlandırılan birikinti aslında kulak kanalının yağlı tutulması için gerekli olan normal kulak akıntılarının birikmesi sonucu olur. Normalde herhangi bir temizlenmeye gerek kalmadan bu yağlı akıntı dışkulak yolundan dışarıya atılır. Ancak dar kanal, aşırı kıllanma, fazla sekresyon veya infeksiyon gibi bir nedenle bu akıntılar birikir ve bir tıkaç oluşturarak işitmeyi engelleyebilir. Zamanla ağrıya neden olabilir. Son zamanlarda tıkaç oluşmasının en büyük nedeni kişilerin kulak temizliği için pamuklu kulak çubuklarını nadiren ve yanlış teknikle kullanmasıdır. Haftada 1 kez ( banyodan sonra) doğru teknikle ( dairesel hareketlerle aşırı zorlamadan ve dışarı doğru ) kulak kirlerinin alınması ucu pamuklu kulak temizleyicilerle alınması gerekir. Bu tıkaç mikroskop altında bir aletle veya bir aspiratörle emilerek çıkartılır. Kulak lavajı (yıkanması) da bir diğer yöntemdir. Özellikle hassas kişilerde ve çocuklarda tercih edilebilir fakat kulak zarı delik kişilerde uygulanmamalıdır, nadiren de kulak zarı yaralanmalarına sebep olabilmektedir. Kulak zarı delik kişilerde alternatifsiz tek yöntem kulak aspirasyonudur. Yıkanmadan sonra daha fazla kir birikeceği inancının bilimsel bir temeli yoktur.

Bademcik ve Geniz etleri kaç yaşında ameliyat olmalıdır?

Bademcik ve Genizeti ameliyatı çocuklarda kaç yaşında yapılabilir?

Bademcik ameliyatını geç yaşlara bırakmak uygun değildir. Sorunun en fazla olduğu yaşlar 3-12 yaşlar arasıdır. Olabilecek hasarların önüne geçmek için erken yaşlarda karar verip uygulamak gerekir.

Geniz eti ameliyatı için eğer çok sıkışık değilse 5-6 yaş arasının beklenmesini öneriyorum fakat nadiren de olsa aşırı nefes darlığı olan bir kaç hastamızda 2,5 yaş civarında da bu ameliyatı uyguluyoruz. Erken yaşlarda yapılan genizeti ameliyatlarında tekrar büyüme ihtimalinin olması ve bu ameliyatı 2,5- 5 yaş arasında öncelikle yapmak istemememizin başlıca sebebidir.

Burun eti nedir?

Burun eti (Konka hipertrofisi) nedir?

Genellikle halk arasında konka adı verilen anatomik yapılar için "burun eti" tabiri kullanılır. Burun içinde burun salgılarını sağlayan bezleri bulunduran etler vardır. Konkalar solunum organı kabul edilirler ve burunun fizyolojisini sağlayan ana yapılardır. Bunlar alerji, kronik infeksiyonlar veya diğer başka nedenlerle büyüyüp burun geçişini daraltarak burun tıkanıklığına neden olabilir. Bunların kesilerek tamamen çıkartılması yada koterle yakılması burun çalışma mekanizmasını bozarak düzeltilemez şikayetlere neden olur. Ancak modern yöntemlerle ( Radyofrekans, Mikrodebrider) küçültülüp şekil verilerek sorunun önüne geçilebilir.

Konka hipertrofisi için en sık Celon Radyofrekans tekniğini kullanmakla birlikte seçilmiş bazı hastalara Medtronik XPC 3000 cihazıyla mikrodebrider yöntemini kullanmaktayım. Çok nadiren 2. seans ta uygulamayı gerektiren hastalarım olmakla birlikte genelde tek seans yeterli oluyor. Her iki yönteminde seçilmiş endikasyonlarda oldukça değerli olduğunu düşünüyorum.

Bebeğim duyuyor mu?

Genellikle yapılan hata bebeklerde işitme kaybının belli bir yaşa gelinceye kadar anlaşılamayacağı veya anlaşılırsa tedavinin veya işitme cihazının belli bir yaştan sonra kullanılabileceği düşüncesidir. Modern objektif yöntemlerle yenidoğanların işitme düzeyleri ölçülebilmektedir. Bu açıdan ÇDH de tüm yeni doğan bebeklere tarama yapıyoruz, bu yaş grubunda eğer çocuk tarama testini geçemediyse BERA tetkiki de uzun zamandır hastanemizde yapılmaktadır.İşitme kaybı olan bebeklerin erken farkedilmesi çok önemlidir. Çocukların konuşmaya başlama yaşı olan 2 yaşından önce mutlaka gerekli tedavi ( İşitme cihazı veya Kohlear implant) yapılmalıdır. Bu dönemden sonra yapılan cihaz yada implant uygulamaların başarı şansı daha azdır

Alerjik rinitis ile deviasyon ( kemik eğriliği) ve konka hipertrofisi( burun eti) ilişkisi nedir?

Alerjik rinit olan hastalarda septum deviasyonu ameliyatının faydası var mıdır?

Allerjik (Saman nezlesi) si olan hastalarda bir deviasyon ( kemik eğriliği) varlığı şikayetlerin artmasına neden olacaktır. Ayrıca tedavide kullanılan sprey tarzı ilaçların hedef bölgeye ulaşmasını da önleyecektir. Eğriliklerin düzeltilmesi sonucunda burun tıkanıklığı azaltılarak daha rahat bir yaşam sağlanır ve tedavi alerji üzerinde yoğunlaştırılabilir.

Alerjik rinit olan hastalarda konka radyofrekansı ameliyatının faydası var mıdır?

Allerjik rinitiste genelde salgı yapan bezlerin bulunduğu konka adı verilen burun etlerinden kaynaklanmaktadır. Konkalara uygulanan radyofrekans uygulamasıyla allerji kliniğinde belirgin düzelmede olabilmektedir. Allerjik rinitis hastaları konka radyofrekansından uygun endikasyon varsa belirgin fazya görebilmektedirler.

Antibiyotik kullanımı faydalımıdır?

Gribal enfeksiyonlar özel bir tedavi olmasa bile kendiliğinden iyileşebilir. Ancak, risk gruplarında ciddi seyredebileceğinden doktora başvurulması gereken, bazı destek ilaçlarla şikayetleri azaltmaya veya gidermeye yönelik tedavi alınması gereken bir hastalıktır. Grip viral bir hastalık olduğu için antibiyotikler tedavide etkili değildir. Antibiyotik kullanımı fayda sağlamayacağı gibi florayı bozarak zarar da verebilir. Sadece virütik enfesiyonun üzerine Zatürre gibi bir bakteriyel enfeksiyon ilevesi olduğunda doktor kontrolünde antibiyotik kullanmak gerekir. Hastalığı ağır geçirenlere ve risk grubundakilere ise oseltamivir gibi virüsle mücadele eden ilaçlar doktor önerisi ile mutlaka kullanılmalıdır.

Bademcik içerisinden çıkan beyaz kötü kokulu şeyler nedir?

Bademcik yapısı olarak içerisinde girintiler vardır. Bu girintilerde doku ve bakteri artıklarının birikmesi ve sıkışması sonucu tonsil taşı denilen durum oluşur yada debris adı verilen epitel artıkları olarak görünür. Kötü ağız kokusuna neden olması dışında zararlı değildir. Ağız kokusu yapıyorsa diş fırçalama sonrası bademciklerinde fırçalanması ve gargara yapılması ( Tantum, Oroheks vb, veya Marketlerde satılan diş macunu firmalarının ürettiği ağız gargaralerı) önerilir. Kokunun büyük sorun olduğu durumlarda bademciğin çıkartılması yapılabilir. Ağız kokusu şikayeti olan hastalarıma yukarda bahsedilen yötemleri 2 ay düzenli bir şekilde uygulamaları sonucunda hala ağız kokusu şikayetleri devam ederse en son çare olarak bademcik ameliyatı öneriyorum.

Müzik dinlemek işitmenin azalmasına neden olur mu?

Yüksek sesin işitme üzerine kötü etkisi bilinen bir gerçektir. İşitmenin bozulması için hergün 6-7 saat süreyle 90 dB den daha yüksek bir sese maruz almak gerekir. Walkman gibi müzik araçlarıyla bunun gerçekleşmesi zor görünse de özellikle yüksek sesli müzik yapan müzisyenler ve DJ ler risk altındadırlar. Ayrıca kulak kanalına takılan küçük kulaklıkların dışkulak yolunda infeksiyon yapma riski de vardır.

Burun damlaları zararlı mıdır?

Eczanelerde satılan 3 grup burun açıcı damla veya sprey bulunmaktadır, bunlar:

1. Burun tıkanıklığını gidermek için kullanılan burun damlaları ( Otrivive, İlliadin vb türü olanlar)başlangıçta burundan nefes almayı kolaylaştırırsa da daha sonra ters etki yaparak burun fizyolojisinin bozulmasına neden olur. Bu nedenle 6 günden fazla kullanılması sakıncalıdır. Bu durum prospektüslerinin üzerinde de yazmaktadır. Ancak bazı kişilerde alışkanlık haline gelmiştir ve bırakılması güç olabilir. Ancak kullanma nedeni giderilirse ( Radyofrekans ile konka küçültülmesi) bu alışkanlıktan vazgeçilebilir.

2. Okyonus suyu diye tabir edilen burun damlaları ise okyanusların temiz kısımlarından toplanan serum fizyolojiktirler ( %0.9 NaCl). Bunları burun fizyolojisini sağlamak için uzun süre kullanmakta bir sakınca olmadığı söylenmektedir.

3. Ringer Laktatlı damlaların ( Siozwo sprey) mukosilier aktiviteyi bozmadığı ve daha fizyolojik oldukları söylenmektedir.

Hastalarıma 1. grup damlaları gribal enfeksiyon gibi akut burun tıkanıklıklarında 6 günden uzun olamamak koşuluyla dramatik burun açıcı etkilerinden dolayı öneriyorum. Fakat daha uzun süreli kullanımlar için 2 veya 3. grupta ismi geçenleri önermekteyim.

Faranjitte tuzlu su ile gargara faydalı mıdır?

Farenjitte sıkılıkla kuruluk ve koyulaşmış akıntı vardır. Tuzlu su hem kuruluğu giderir hem de birikmiş akıntıların temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca az miktarda antibakteriel özelliği de vardır.

Evde aniden burun kanaması için ne yapabilirim?

Burun kanamalarının büyük kısmını oluşturan basit kanamalar ön bölgeden olan kanamalardır. Burunu soğuk su ile yıkadıktan sonra burunun iki parmakla dışarıdan bir müddet sıkılması ile kanama durabilir. Bu sırada hasta arkaya değil öne eğilmelidir. Durmayan kanamalarda bir burun damlası veya oksijenli su emdirilmiş bir pamuk kanama tarafına konulabilir. Bu önlemlerle durdurulamayan şiddetli kanamalara mutlaka bir KBB uzmanı tarafından müdahale edilmelidir.

Kalsiyum ilaçları kullananlarda tükürük bezi taşı daha mı kolay oluşur?

Özellikle menopoz dönemindeki kadınlar tarafından sık kullanılan kalsiyumun tükürük taşları oluşumuna bir etkisi yoktur. Tükürük taşı oluşması için öncelikle tükürük salgısının azalıp koyulaşması ve akım hızının engelleme nedeniyle azalması gerekir. Bol su içmek ve tükürük salgısını arttıran bazı ilaçlar kullanmak oluşumunu ve tekrarlanmasını engellemektedir.

Ağızda yanma hissi nedir?

Tüm ağız içerisinde yanma hissi eğer diyabet veya ağız infeksiyonu gibi bir hastalık yoksa etkili bir tedavisi olmayan bir durumdur. Özellikle yaşlılarda ve menopozdaki kadınlarda görülen bu şikayette B vitamini eksikliği ve anemi ( kansızlık), şeker hastalığı araştırılmalıdır. Sıklıkla sinirselde olabilen bu durumda (başka bir neden bulunamayan hastalarda) antidepresif ilaçlar faydalı olabilmektedir.

Kulaktan ölçüm yapan vücut ısısı ölçerleri kulak kiri varsa yanlış sonuç verir mi?

Kulak kiri varlığında bu termometrelerin vereceği sonuç değişmez. Ancak bir orta kulak infeksiyonu ve özellikle akıntı varsa sonuç etkilenebilir. Bu amaçla öncelikle civalı ( klasik ) ateş ölçen cihazları öneriyorum

Uzun zamandır iltihaplı akıntısı olan bir ortakulak infeksiyonunda derin bir ağrı başlaması önemli midir?

Kulak zarındaki delinme ve sürekli iltihaplı akıntı ile karakterize kronik ortakulak infeksiyonları tehlikeli hale gelebilir. İnfeksiyon ortakulak ve çevresindeki kemikleri eriterek kafa içine yayılarak beyin apselerine ve diğer ciddi infeksiyonlara neden olabilir. Bu durumda acil olarak bir cerrahi tedavi gerekebilir.

Tonsil ve adenoidlerin ameliyatla alınması vücut savunma mekanizmalarında bir eksikliğe neden olur mu?

Tonsiller ve adenoid dokuları da vücut savunma mekanizmalarında rol oynayan lenfoid dokulardır. Ancak aynı bölgede bu dokulardan yeter miktarda bulunur ve ameliyat sonrası bir eksiklik oluşmaz. Ayrıca infekte adenoid ve tonsiller başlıca infeksiyon kaynağıdır, fonksiyonuazalmıştır yada kaybolmuştur ve bol miktarda mikroorganizma taşıyabilirler.

Kulağıma bir darbe gelmesi sonucu kulak zarım yırtıldı. Tedavisi var mıdır?

Travmaya bağlı kulak zarı yırtılmaları (zar perforasyonları) herhangi bir enfeksiyon eklenmezse büyük oranda kendiliğinden ilk 2 ay içinde iyileşebilmektedir . Bu aşamada delik kulak zarının sudan korunması çok önemlidir. Bazen KBB uzmanı bu iyileşmenin düzgün ve çabuk olabilmesi için basit girişimler yapmaktadır. Travmayı takip eden ilk 24-48 saatte başvurmanız tedavi olasılığını yükseltir.

Kulağıma bir darbe gelmesi sonucu kulak zarım yırtıldı. Tedavisi var mıdır?

Travmaya bağlı kulak zarı yırtılmaları (zar perforasyonları) herhangi bir enfeksiyon eklenmezse büyük oranda kendiliğinden ilk 2 ay içinde iyileşebilmektedir . Bu aşamada delik kulak zarının sudan korunması çok önemlidir. Bazen KBB uzmanı bu iyileşmenin düzgün ve çabuk olabilmesi için basit girişimler yapmaktadır. Travmayı takip eden ilk 24-48 saatte başvurmanız tedavi olasılığını yükseltir.

Başımı çevirdiğim zaman çok şiddetli baş dönmesi oluyor?

Pozisyonel vertigo baş dönmesinin en sık nedenlerinden biridir. Birden başlayan ve başı çevirmekle şiddetli baş dönmesine neden olan bu problemde sebep iç kulaktaki denge kanallarında küçük kireçtaşlarının birikmesi ve bunların hareket ederek denge sistemini uyarmasıdır. En sık başdönmesi sebeplerinden olan bu durumun hem tanısı hem tedavisi için yapılan Hallpike ve Empley manevraları %90 oranında başarılıdırlar.

İlaçlar işitme kaybına yol açar mı?

Birçok antibiyotik (genellikle sonu streptomisin gibi -misin- ile bitenler ) ve diğer bazı ilaçlar işitme kaybına neden olabilmektedir. Herhangi bir ilaç kullanımında baş dönmesi ve kulak çınlaması şikayetlerinin ortaya çıkması durumunda hemen doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir. Eğer bir işitme kaybı söz konusuysa ilacın erken kesilmesi kalıcı işitme kaybının oluşmasını engeller

Rinoplasti ameliyatını KBB uzmanı mı yoksa plastik cerrahi uzmanı mı yapmalıdır?

"Rinoplasti "ve cerrahi ameliyatı hem KBB hem de Plastik Cerrahi ( PC ) tarafından başarıyla uygulanmaktadır. Bireysel olarak cerrahın deneyim ve becerisi çok önemlidir. Ancak rinoplasti gerektiren durumların birçoğunda aynı zamanda burunda deviasyon ( burun içindeki kemik- kıkırdak eğriliği), Sinüzitis gibi başka problemler de vardır. Bu durum aynı zamanda birkaç probleme yaklaşımda KBB hekimine bir avantaj sağlar. Fakat özellikle burun konusunda uzmanlaşmış PC uzmanlarıda ilave sorunların pek çoğuna müdahele edebilmektedirler. Özetle burunda uzmanlaşan bir hekimin yapması doğrudur. Yurtdışında bir çok ülkede bu tür ameliyatlar burun ve yüz estetiği başlığı altında değerlendirilmekte ve KBB -Baş Boyun Cerrahisi bilim dalının ilgi alanına girmektedir. ABD de yapılan estetik burun ameliyatlarının %65 i KBB uzmanlarınca yapılmaktadır. Bu açıdan gerekli istatistikleri linkler kısmında American Academy nin sitesinden ulaşabilirsiniz.

Burun polipleri ameliyattan sonra tekrar eder mi?

Burun polipi bir mukoza hastalığıdır ve tedavisinde altında yatan alerji gibi nedenler iyi değerlendirilmelidir. Erken dönemlerde ilaç tedavisiyle başarılı sonuçlar alınırken ilerlemiş poliplerde cerrahi tedavi gereklidir. Ameliyata karşın poliplerin tekrar etmesinde en büyük etkenler doğru tanı konulamaması, sadece poliplerin alınması gibi yetersiz cerrahi teknikler kullanılması, ameliyat sonrası ilaç desteğinin ihmal edilmesi ve kontrollerin yetersiz kalmasıdır. Ancak bazı inatçı vakalarda en iyi takip ve tedaviye karşın tekrarlar yine de görülebilmektedir. Ameliyat sonrası burun poliplerinin tekrarlamaması için anahtar noktanın ilk 6 lık yakın takip ( endoskopik aspirasyonu) ve ilaç tedavisi ( topikal/sistemik steroid+ makrolid grubu antibiyotik in haftanın 3 günü kullanılması) olduğuna inanıyorum.

Burun ameliyatından sonra septumda delinme olur mu?

Bazı septum cerrahisi ameliyatlarından sonra septumda delik nadiren oluşabilmektedir. Burun septumunda delik ayrıca sık kurcalama, kakin kullanımı, kansızlık ve mukoza zayıflıkları durumlarındada ameliyattan bağımsız olarak oluşabilir. Seyrek görülmeyen bu durum (septal perforasyon) delik küçük olduğunda başarı ile düzeltilebilir. Ancak büyük deliklerin kapatılma şansı azdır ve burun fizyolojisinin bozulmasına neden olur. Bu durumda burunda kanama, akıntı, solunumla ıslık sesi duyulması ve kabuklanma gibi müzmin şikayetler ortaya çıkar. Cerrahi ile düzeltilemeyen durumlarda silikon bir materyal septal buton) yakınmaların azalmasını sağlayabilir. Hastalarıma burunda plastik materyal taşımaktansa doku genişleticilerle mukoza kazanıp altına kıkırdak greftlerle destekleyerek açık teknik rinoplasti yaklaşımıyla delik kapatılması ameliyatı öneriyorum.

Yüz felci tedavisi için kime başvurmalıyım?

Ani gelişen yüz felcinin en sık nedeni Bell paralizisi adı verilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen bir hastalıktır. Ancak özellikle ortakulak infeksiyonları sonrasında da yüz felci gelişebilmektedir. Bu nedenle bu hastaları ilk görecek ve tedavisini üstlenecek hekim bir KBB Uzmanıdır. Yüz felci geçirdiğini anlayan veya bu tanı konulan hasta hemen bir KBB uzmanı tarafından görülmelidir. Aktif ve hızlı tedavi hastalığın sonuçları açısından çok önemlidir. KBB hekimi gerekli ilaç tedavisini veya cerrahi bir müdahaleyi acilen yapmalıdır.

Burun etleri ( konka) hipertrofisi baş ağrısı yaparmı?

Tek başına konka hipertrofisi burun tıkanıklığı yapar, fakat septum denilen burun kemiğiyle konkanın birbirine temasının olması ağrı odağı olarak kabul edilir. Bu durumda ya septum yada konka hipertrofisine yada her ikisine dönük cerrahi tedaviler sonrası özellikle yüz bölgesindeki baş ağrıları genelde kaybolmaktadır.

Maksiller sinüs retansiyon kistleri ameliyat gerektirirmi?

İnsanların yaklaşık % 20 sinde asemptomatik ( belirti vermeksizin) olarak bulunabilen retansiyon kistlerinin herhangi bir sinüzitis e sebebiyet olmadığı sürece ameliyat endikasyonu yoktur. Bunlar sinüs kanallarını tıkamadıkça baş agrısı vb herhangi bir şikayet yapmazlar. Asemptomatik retansiyon kistleri baş ağrısı odağı olarak kabul edilmezler.

Bademcik ameliyatı hangi mevsimde yapılmalıdır?

Ameliyatın kışın daha fazla yapılması şart değildir. Ancak eski zamanlarda çocuk felci salgınlarının yazın fazla görülmesi nedeniyle böyle bir alışkanlık yerleşmiştir. Bugün kullandığımız kanama kontrolü teknikleriyle hava sıcaklığı kanama riskini arttırmaz. Ancak çok sıcak bir havada ameliyat olmanın ameliyat sonrası dönemde sıkıntıları arttırdığı ve su kaybının yerine konmasında birtakım zorluklarda geçireceği gerçektir. Ben küçük çocukların temmuz ve ağustos ayları dışında ameliyat olmalarını tavsiye ediyorum.

Deviasyon ameliyatı kaç yaşında yapılabilir?

Genel görüş yüz kemiklerinin gelişmesini tamamladığı 18 yaşı beklemektir. Ancak daha küçüklerdeki ileri derecedeki deviasyonlarda kemik yapı korunarak ve özel bir teknikle ( septumdaki anahtar noktalara dokunmadan+ Radofrekans ile konkaları küçültülerek) erken yaşlarda da yapılabilir. Septoplasti ameliyatının 18 yaş altı hastalar için eğer burun tıkanıklığı çok fazla ise doğru teknikle yapıldığında çocuk gelişimine oldukça katkıları olduğuna inanıyorum.

Ağız kuruluğunun nedeni nedir?

En sık neden özellikle yaşlı hastalarda kullanılan ilaçlar ( Tansiyon ilaçlarının bazıları, 1. kuşak antihistaminikler, Skopolamin türevleri) ve Şeker hastalığıdır, ayrıca yaşlılarda tükrük salgısının azalması ve sinirsel hastalıklarda bir diğer durumdur.

Hem anne hem de babada alerji varsa çocuğun alerjik olma riski ne kadardır?

Hem anne hem de baba alerjikse çocukların %50 oranında alerjik olma riski vardır. Ebeveynlerden bir tanesinde alerji varsa olasılık %30 civarındadır.

Gırtlak kanserinin tedavisi var mıdır?24 İSTANBUL

Her kanserde olduğu gibi erken tanı çok önemlidir. 15 günden uzun süren ses kısıklıkları mutlaka KBB hekimi tarafından görülmelidir. Erken dönem kanserlerde tedavi şansı %90 ın üzerindedir. İlerlemiş tümörlerde bile cerrahi tedavi ile birleştirilen diğer tedavi yöntemleriyle başarı şansı diğer bölge tümörlerine göre çok daha yüksektir.

Burnumu çarptım kırık olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Burun kırığı en sık görülen yüz bölgesi kırığıdır. Yaralanma sırasındaki bir burun kanaması, septum ( burun ortasındaki içeride olan kıkırdak ) un içten bir miktar zarara uğradığının bir işaretidir, ancak bu durum burundan aldığınız nefesiniz etkilenmediği sürece mutlaka bir tedavi gerektirmeyebilir...

Rinoplasti ameliyatından önce alkol içmeyi ne zaman durdurmalı?

Bu ne kadar alkol aldığınıza bağlıdır. Akşam bir kadeh şaraba eşdeğerse, bazı cerrahlar ameliyattan önceki akşam dışında durmanızı istemez, bende çoğunlukla bu gruptanım. Günde 4-5 kadehten fazla alkol kullanan kişilerin ise mutlaka kan tahlilleri ile özellikle karaciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir ve bunların iki hafta önceden içmeyi bırakmasını tavsiye ediyorum. Bu konuda en nihayi karar, işleminizi yapan cerrah ve anestezi uzmanı tarafından verilmesi en uygunu olacaktır. Unutmayın sizde ameliyat ekibinin bir parçasısınız ve sonuçlarınızı ideale getirmek için herkesin tüm ayrıntıları bilmesi oldukça önemlidir.